Kişisel Blog

Girişimciliğin Bugünü ve Gelecekten Beklentiler

Bazı alanlarda kurallar ve dinamikler uzun yıllar boyunca değişmez. O sektöre sonradan dahil olan birisi belli bir süre sonra adapte olmayı başarabilir. Ancak bazı alanlarda dinamikler o kadar değişken, yenilikler o kadar önemlidir ki dün doğru olan birçok şeyin yarın geçerli olacağına dair bir garanti bulunmaz. Girişimcilik de bu “daimi değişken” alanlardan biridir. Birkaç yıl önce yenilikçi olan bir uygulama bugün bir standarda dönüşmüş de olabilir, bambaşka bir uygulamaya evrilmiş de. Forbes’ta kaleme alınan bir makalenin bazı maddeleri de girişimciliğin bu değişken yapısını göz önünde bulundurarak geleceğe dair bizim de faydalanabileceğimiz tahminler sunuyor.

İstatistiklere göre ABD’de çalışanı olmayan küçük işletmelerin sayısı hızla artıyor. Öyle ki çalışanı olan şirket sayısı %2.5 azalmış durumda. Bunun aksine şahıs şirketleri ise her geçen gün tüm girişimcilik dünyasında popülerlik kazanıyor. Bu da bize gösteriyor ki şirketler kalıcı personel bulundurmak yerine proje bazlı anlaşmalar yaparken çalışanlar da şanslarını ve zamanlarını tek bir şirkette geçirmek yerine farklı projeler için farklı firmalarla çalışmayı tercih ediyor. Yani iki taraf için de yeniliklere ve değişikliklere açık, girişimcilik ruhunu besleyen bir uygulama değer kazanıyor.

Bunun dışında pandemi ile birlikte tüm dünyanın gündemini işgal eden uzaktan çalışma, girişimcilik için de farklı bir evrenin kapılarını açtı. Evet, geçmişte de standart ofislerde faaliyet yürütmeyen firmalar vardı; ama bunun sürdürülebilir olduğuna dair şüpheler de vardı. Pandemi ile birlikte anlaşıldı ki yeterli altyapı ve doğru yaklaşım ile birçok sektörde merkez ofissiz olmak mümkün. Girişimciler de bunun sağladığı avantajları değerlendirmek için evleri, ortak çalışma alanlarını, farklı şehirleri, hatta farklı ülkeleri dönemsel çalışma alanı olarak benimseyebiliyor. Yani sektöre göre değişmekle birlikte bir girişimcinin kariyeri boyunca belki de hiç sabit bir ofisi olmayabilir.

Sabit ofis gibi köklü bir alışkanlıkla birlikte değişikliğe uğrayan bir diğer konu ise hiyerarşi. Geçmişte firmaların kalıcı olabilmesi için en önemli şirket içi kültür ögelerinden biri olarak kabul edilen hiyerarşi, son dönemde yerini hız ve çevikliğe bırakmaya başlamış durumda. Yeni organizasyon yapısında sıkı komuta yapıları ve hiyerarşik basamaklar yerine daha hızlı, esnek ve çevik olunmasını sağlayacak mekanizmalar önem kazanıyor. Bunu sağlamak için de sorumluluğun tek bir merkez yerine ilgili pozisyonlar arasında paylaştırıldığı yapılar ortaya çıkıyor. Yani geleneksel rolleri değiştirerek sorumluluğu dağıtmak, daha hızlı ve esnek girişimlere başarıyı getirebilir. Çalışanlara vereceği sorumluluk hissi de bunu perçinleyebilir.

Tüm bu iş yapış biçimlerindeki değişimler dışında işlerde de büyük değişiklikler söz konusu. Örneğin modern ekonomik sistemin temelini oluşturan bankalar öyle görülüyor ki bir değişimin kapılarını açmak üzere. Yalnızca ABD’de son 15 yılda 13 binden fazla banka şubesi kapanmış durumda. Bunun sebeplerinden biri ekonomik çalkantı olsa da mobil bankacılığın yaygınlaşması da etkili kabul ediliyor. Bu durum da girişimcilerin fintech ve alternatif finans uygulamalarına yapacaklarını yatırım yapması için iklimin uygun olduğu anlamına geliyor. Türkiye’de de mobil bankacılık ile birlikte alternatif finans uygulamalarının hızla yaygınlaştığı düşünülürse bu alana yapılacak yatırımların karşılık bulabileceği tahmin edilebilir.

Kısacası girişimcilik bugün değişimleri beraberinde getirirken gelecek için daha esnek ve çevik yapıları, alternatif çözümler sunan uygulamaları ve tabii ki yenilikçiliği ön planda tutmayı zorunlu kılıyor. Sermayenin ve iş gücünün nasıl değerlendirildiği önem kazanıyor, değişimin belirleyicilerinden biri olmak en değerli anlayış halini alıyor.
İnovasyon